Yurt dışında Şansını Deneyenler : Londra – Barış Bilgiç

Ankara Anlaşması ile Londra’da yaşamaya karar veren Barış Bilgiç ile Londra’daki hayatı, çalışma hayatını ve yaşam koşullarını konuştuk.

Londra’da yaşamayı, çalışmayı merak edenler için yol gösterici olmasını umuyoruz.

  •    Kısaca kendini tanıtır mısın?

Bilgisayar mühendisiyim. 2011 yılından beri yazılım sektöründeyim. İlk ciddi işim kendi girişimimdi. 3 sene kadar Türkiye’de kendi işim için çalıştıktan sonra 2014 sonunda Londra’ya taşındım ve burada çeşitli şirketlerde Yazılım Danışmanı olarak çalışıyorum. 6 yıldır Python dilinde geliştirme, backend geliştirmeleri yapıyorum.. Son 2 senedir DevOps ve frontend developer olarak da destek veriyorum.

  •    Hangi ülkede şansını denedin?

2014 yılından beri Londra’da çalışıyorum. Başka bir ülkede çalışmadım.

  •    İş teklifini nasıl aldın, ne kadar sürede gittin?

İngiltere’de Türklere özel ve epeyce ünlü bir vize türü olan “Ankara Anlaşması”yla geldim. Bu vize türünde zorunlu olarak kendi şirketinde çalışabiliyorsun. Ancak “contractor” olarak çalışma da oldukça popüler. Yani aslında 3/6/12 ay gibi, süreli olarak çeşitli şirketlerde yazılım danışmanlığı yapabiliyorsunuz. Ben de o şekilde yaklaşık 6 şirkette çalıştım gecen 3 senede. Şirketleri %90 recruiter’lar yardımıyla buluyorum. Zaten CV’yi iş ilanı sitelerine koyduğunuz zaman min. 10-15 aracı şirket iletişime geçerek bilgilerinizi kendi sistemlerine kaydediyor. Daha sonra uygun bir ilan gelince arayıp detayları konuşuyorsunuz. Permanent iş ilanı sayısı contractor’a göre oldukça fazla. Ama contractor pazarında maaşlar daha yüksek olduğu için herhangi bir sıkıntı olmuyor.

  •    Gitmeden önce işten ve sosyal hayattan beklentin nasıldı?

Londra yurtdışında ziyaret ettiğim ilk şehirdi. O günden beri burada yaşamak istediğimi biliyordum. Yaşadıkça tahminimden daha güzel olduğunu fark ettim. Sosyal hayat olarak tabii ki arkadaş sayısı azaldığı için bir değişim oluyor. Ancak yaşam kalitesi arttığı ve kendine ayırdığın zaman da oldukça fazla olduğu için bir şekilde yeni bir sosyal hayat yaratılıyor.

  •    Türkiye ile karşılaştırdığında nasıl buldun?

Türkiye’deki özellikle yazılım sektörü “quantity over quality” ile çalışıyor. Burada ise tam tersi. Yine aynı kodu aynı işi yapıyoruz aslında ama çok ciddi bir kalite endişesi var. Bunun için ekstra para ve zaman harcamaktan çekinmiyorlar. Böyle olunca geliştiren kişi olarak da oldukça keyifli bir çalışma ortamı oluşuyor. Olsun da nasıl olursa olsun yaklaşımı neredeyse sıfır. Olacaksa en doğru ve olması gereken şekilde olsun yoksa olmasın şeklinde yaklaşıyorlar.

  •    Yaşadığın zorluklar neydi?

Bu konuda hiçbir sıkıntı yaşamadım. Türkiye’de çalışma saatlerinin fazlalığı ve belirsizliği yüzünden ailemle de arkadaşlarımla da daha az görüşüyordum.

  •    Birisi o ülkeye gitmek istese ona ne söylersin?

Londra özelinde bakarsak “para” konusunda tedbirli olmasını söyleyebilirim. Aslında harcanan para çok fazla değil ama parayı harcadığın şeyler değişiyor. Örneğin yemek TR’ye göre çok daha uygunken, ev kirası 5 katı olabiliyor. Şehir içi ulaşım TR’ye göre uygunken, simite 10 lira verebiliyorsun. Bu farklılıklara uyum sağlamak ilk 3-4 ayda zor olabiliyor. TR’deki alışkanlıkları burada başka şeylerle değiştirmek gerekiyor.

  •    Gitmeye karar verdiğin o güne dönsen kendine ne söylemek istersin?

Öncesinde keşke Türkiye’de de daha kaliteli yazılım yapsaydım derdim. TR’de para kazanma endişesi içinde kaliteden ödün vererek yaptığım çok şey oldu. Buraya gelince 4-5 ay insanların kalite algısına alışamadım. Onun dışında yaşam, sosyal hayat vs. hakkında beklediğimden çok daha iyi olduğunu söyleyebilirim.

 

 

One comment on “Yurt dışında Şansını Deneyenler : Londra – Barış Bilgiç

  1. Merhabalar. Yurt dışında çalışmak kalıcı olarak mümkün mü? Birde en önemlisi illaki bilgisayar mühendisi olmak mı gerekli? Alaylı olmak sorun yaratır mı?
    Teşekkürler

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir